top of page

 

TARİHSEL İNŞA SÜRECİNE KATILMAK VEYA TANIKLIK ETMEK

 

Bu kitapta yer alan röportajlar bir dönem içinden yaşananları, bir devrin siyaset anlayışını ve bir zaman kesitinin siyasî ve akademik kadrosunun bakış açılarını yansıtmakla sınırlı olmanın çok ötesindedir. Söyleşilere katılan isimlerin çoğunluğu yaşadıkları dönemi aynı zamanda inşa edenlerdir; devrin siyaset yapıcıları, bir anlamda tarihin inşacıları konumundadırlar.

Türkiye Günlüğü sayfalarında kalan bu röportajların kitap haline getirilmesi çok önemlidir. Türkiye tarihinin bir parçasını doğrudan şekillendiren siyasetçilerle, o zaman kesitinde çeşitli düzeylerde ülkeye katkı yapan fikir adamlarının yorum ve değerlendirmelerinin birlikte ortaya konulması, meselenin anlaşılması, bir dönemin kavranması açısından bu kitabı daha da önemli hale getirmektedir.

Bu çalışmada yer alan görüşmelerin, röportajların kitaplaştırılmasını en çok isteyen Dr. Mustafa Çalık’tı, fakat sağlığında muhtelif sebeplerden dolayı bu mümkün olmadı. Bu söyleşilerde yer alan şahısların seçimi, sorulan soruların belirlenmesi, röportajların yapılması aşamalarında ciddi anlamda ön hazırlıklar yapıldığını belirtmeliyim. Mesela Demirel Röportajına ön hazırlıktan sonra,  Akay Yokuşunda bulunan Doğru Yol Partisi Genel Merkezine iki defa gidildiğini ikincisine Dr. Çalık’ın yalnız katıldığını; Dr. Bahçeli’ye sorulan soruları birlikte hazırlayıp benim doğrudan götürdüğümü hatırlatırken şunun da altını tekrar çizmek isterim: Röportajların her biri titizlikle yapılan ön çalışmaların neticesidir.

Bu eseri okurken, bilhassa dönemin siyasetçilerinin konuşurken ne kadar dikkatli olduklarını, söyledikleri sözlerin zarar verici etkisinden ne kadar sakındıklarını tespit edebilirsiniz veya bu hassasiyeti ‘Soğuk Savaş’ şartlarında pişmiş siyasetçilerin endişelerine yorabilirsiniz. Mesela Demirel ile yapılan röportaj sırasında, ayrıntısı yazılı olarak metne yansıtılmamış bulunan, o zamanki Sovyetler Birliği’ne dair üst üste sorularımızı tekrarlamamız karşısında “Çocuklar siz bana koskoca Sovyetler Birliği’nin çökeceğini mi söyletmek istiyorsunuz” denmesini bu hassasiyetin eseri olduğu kadar, ‘Soğuk Savaş’ dünyasının zihinlerdeki yansıması, yerleşik dünya düzenin değişmezliği konusundaki nerdeyse bir inanca dönüşmüş hali olarak da değerlendirmek gerekir ve bu bağlamda dönemin hakim kanaati üzerine düşünmeyi gerekli kılar.

Bir dönem kapanmıştır, o tarih yapıcıların ve tanıkların büyük çoğunluğu artık hayatta değillerdir, fakat tarih akmaya devam etmektedir. Elbette tarih boşuna yaşanmamıştır. Dün yaşananlarla, düşünülenleri bugün bağlamında değerlendirmek sadece günümüz için değil, geleceğe nasıl bakmak gerektiği hususunda da bizlere değerli ipuçları verecektir.

Türkiye Günlüğü Yayınlarının ilk eseri olan bu söyleşiler kitabı, tarih yapıcılarının ve tarihi yorumlayanların bugüne ne söylediklerini anlamak için önemli bir kaynaktır.

TARİHSEL İNŞA SÜRECİNE KATILMAK VEYA TANIKLIK ETMEK/

Bu kitapta yer alan röportajlar bir dönem içinden yaşananları, bir devrin siyaset anlayışını ve bir zaman kesitinin siyasî ve akademik kadrosunun bakış açılarını yansıtmakla sınırlı olmanın çok ötesindedir. Söyleşilere katılan isimlerin çoğunluğu yaşadıkları dönemi aynı zamanda inşa edenlerdir; devrin siyaset yapıcıları, bir anlamda tarihin inşacıları konumundadırlar.

Türkiye Günlüğü sayfalarında kalan bu röportajların kitap haline getirilmesi çok önemlidir. Türkiye tarihinin bir parçasını doğrudan şekillendiren siyasetçilerle, o zaman kesitinde çeşitli düzeylerde ülkeye katkı yapan fikir adamlarının yorum ve değerlendirmelerinin birlikte ortaya konulması, meselenin anlaşılması, bir dönemin kavranması açısından bu kitabı daha da önemli hale getirmektedir.

Bu çalışmada yer alan görüşmelerin, röportajların kitaplaştırılmasını en çok isteyen Dr. Mustafa Çalık’tı, fakat sağlığında muhtelif sebeplerden dolayı bu mümkün olmadı. Bu söyleşilerde yer alan şahısların seçimi, sorulan soruların belirlenmesi, röportajların yapılması aşamalarında ciddi anlamda ön hazırlıklar yapıldığını belirtmeliyim. Mesela Demirel Röportajına ön hazırlıktan sonra,  Akay Yokuşunda bulunan Doğru Yol Partisi Genel Merkezine iki defa gidildiğini ikincisine Dr. Çalık’ın yalnız katıldığını; Dr. Bahçeli’ye sorulan soruları birlikte hazırlayıp benim doğrudan götürdüğümü hatırlatırken şunun da altını tekrar çizmek isterim: Röportajların her biri titizlikle yapılan ön çalışmaların neticesidir.

Bu eseri okurken, bilhassa dönemin siyasetçilerinin konuşurken ne kadar dikkatli olduklarını, söyledikleri sözlerin zarar verici etkisinden ne kadar sakındıklarını tespit edebilirsiniz veya bu hassasiyeti ‘Soğuk Savaş’ şartlarında pişmiş siyasetçilerin endişelerine yorabilirsiniz. Mesela Demirel ile yapılan röportaj sırasında, ayrıntısı yazılı olarak metne yansıtılmamış bulunan, o zamanki Sovyetler Birliği’ne dair üst üste sorularımızı tekrarlamamız karşısında “Çocuklar siz bana koskoca Sovyetler Birliği’nin çökeceğini mi söyletmek istiyorsunuz” denmesini bu hassasiyetin eseri olduğu kadar, ‘Soğuk Savaş’ dünyasının zihinlerdeki yansıması, yerleşik dünya düzenin değişmezliği konusundaki nerdeyse bir inanca dönüşmüş hali olarak da değerlendirmek gerekir ve bu bağlamda dönemin hakim kanaati üzerine düşünmeyi gerekli kılar.

Bir dönem kapanmıştır, o tarih yapıcıların ve tanıkların büyük çoğunluğu artık hayatta değillerdir, fakat tarih akmaya devam etmektedir. Elbette tarih boşuna yaşanmamıştır. Dün yaşananlarla, düşünülenleri bugün bağlamında değerlendirmek sadece günümüz için değil, geleceğe nasıl bakmak gerektiği hususunda da bizlere değerli ipuçları verecektir.

Türkiye Günlüğü Yayınlarının ilk eseri olan bu söyleşiler kitabı, tarih yapıcılarının ve tarihi yorumlayanların bugüne ne söylediklerini anlamak için önemli bir kaynaktır.

 

YAKIN TARİHİN ŞAHİTLERİ - Ayhan Uygun (Hazırlayan)

₺400,00 Normal Fiyat
₺320,00İndirimli Fiyat
Adet
  • Söyleşi

bottom of page